Ticari Alacak Tahsili ve İcra Takibi

16 Temmuz 2026 AV. AYŞENUR AVCI HUKUK BÜROSU ticari alacak tahsili, icra takibi, kambiyo

Bir işletmenin en yıpratıcı sorunlarından biri, mal ya da hizmet karşılığı doğan ticari alacağın ödenmemesidir. Kesilen fatura, imzalanan sözleşme, alınan çek veya senet ödenmediğinde, alacağın nasıl ve hangi yoldan tahsil edileceği doğrudan işletmenin nakit akışını etkiler. Bu rehberde ödenmeyen ticari alacaklar için 2026 itibarıyla izlenebilecek tahsil yollarını; ihtardan ticari arabuluculuğa, ilamsız ve kambiyo icra takibinden itirazın iptali davasına, ihtiyati hacizden zamanaşımı sürelerine kadar adım adım ele alıyoruz. Sürecin başından itibaren bir kurumsal hukuk danışmanlığı desteğiyle ilerlemek, hak kaybını önlemede belirleyicidir.

Ticari Alacak Tahsil Yollarına Genel Bakış

Ödenmeyen bir ticari alacağı tahsil etmenin tek bir yolu yoktur; alacağın hangi belgeye dayandığı (fatura, sözleşme, cari hesap, çek, bono) ve borçlunun tutumu, izlenecek yolu belirler. Uygulamada başlıca yollar şunlardır:

  • İhtarname ve müzakere: Dava ve takip öncesi, borçluya yazılı bildirimle ödeme çağrısı yapılması.
  • Ticari (dava şartı) arabuluculuk: Ticari davalarda dava açmadan önce başvurulması zorunlu aşama.
  • İlamsız icra takibi: Mahkeme kararına gerek olmadan icra dairesi aracılığıyla ödeme emri gönderilmesi.
  • Kambiyo senetlerine mahsus takip: Çek, bono ve poliçeye özgü, daha hızlı ilerleyen özel takip yolu.
  • Alacak davası ve itirazın iptali/kaldırılması: Borç itiraz edildiğinde uyuşmazlığın mahkeme veya icra mahkemesi önünde çözülmesi.
  • İhtiyati haciz: Borçlunun mal kaçırmasını önlemek için malvarlığına geçici el konulması.

Doğru yolun seçimi; hız, maliyet ve alacağın niteliğine göre değişir. Yanlış yolla başlamak süre ve masraf kaybına yol açabileceğinden, tercih baştan doğru kurgulanmalıdır.

İhtarname ve Ticari Arabuluculuk

Tahsil sürecinin ilk adımı çoğu zaman ihtarnamedir. Borçluya noter kanalıyla gönderilen ihtarname, hem alacağı ve muacceliyeti belgeler hem de temerrüdü (borçlunun ödemede gecikmesini) kesin biçimde başlatarak faiz işletilmesine zemin hazırlar. İhtarname çoğu kez borçluyu masrafsız bir çözüme yöneltir.

TTK m. 5/A: Ticari Davalarda Zorunlu Arabuluculuk

Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepli ticari davalarda, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması bir dava şartıdır. Yani ticari alacağınız için doğrudan alacak davası açamazsınız; önce arabulucuya başvurmanız, tarafların anlaşamaması halinde ise son tutanakla dava açmanız gerekir. Arabuluculuk süreci hem hızlı hem de mahkemeye göre düşük maliyetlidir ve pek çok ticari uyuşmazlık bu aşamada anlaşmayla sonuçlanır. Önemli bir ayrım: icra takibine başvurmak ve ödeme emrine itirazın kaldırılması gibi icra hukuku yolları için bu dava şartı kural olarak aranmaz.

İlamsız İcra Takibi ve Ödeme Emrine İtiraz

İlamsız icra takibi, para ve teminat alacakları için mahkeme kararına (ilama) ihtiyaç duymadan doğrudan icra dairesi aracılığıyla başlatılan takip yoludur. Fatura, cari hesap veya sözleşmeye dayalı alacaklar için en yaygın kullanılan yoldur. Takip talebi üzerine icra dairesi borçluya bir ödeme emri gönderir.

Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine itiraz edebilir. Bu itiraz herhangi bir gerekçe göstermeyi gerektirmez ve takibi kendiliğinden durdurur. İşte adi (ilamsız) takibin zayıf yönü budur: itirazla duran takibi yeniden yürütebilmek için alacaklının mahkemeye başvurması gerekir. Borçlu süresinde itiraz etmezse takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir.

İtirazın İptali ve İtirazın Kaldırılması Davası

Ödeme emrine yapılan itirazla duran takibi devam ettirmenin iki yolu vardır ve hangisinin kullanılacağı, alacağın dayandığı belgeye bağlıdır:

İtirazın İptali Davası

Elinde İcra ve İflas Kanunu'nun aradığı nitelikte belge bulunmayan alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemede itirazın iptali davası açar. Bu dava genel hükümlere göre görülür ve mahkeme alacağın varlığını esastan inceler. Alacaklı haklı çıkarsa itiraz iptal edilir, takip kaldığı yerden devam eder; ayrıca koşulları varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilir.

İtirazın Kaldırılması

Alacaklının elinde imzası ikrar edilmiş adi senet veya resmi belge gibi İİK'da sayılan nitelikte bir belge varsa, daha hızlı bir yol olan itirazın kaldırılması için icra mahkemesine başvurulur. İcra mahkemesi dar ve sınırlı bir inceleme yapar; belge güçlüyse itiraz kısa sürede kaldırılır. Bu yol, güçlü belgeye dayanan alacaklar için önemli bir zaman kazancı sağlar.

Kambiyo Senetlerine Mahsus Takip (Çek, Bono, Poliçe)

Alacak bir kambiyo senedine (çek, bono/emre yazılı senet veya poliçe) dayanıyorsa, alacaklı lehine çok daha hızlı işleyen kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip kullanılabilir. Bu takibin en önemli avantajı, borçlunun ödeme emrine itirazının takibi kendiliğinden durdurmamasıdır. Borçlu itiraz etse dahi, itirazın icra mahkemesince incelenip kabul edilmesi gerekir; aksi halde takip devam eder.

Kambiyo takibinde borçlunun süreleri daha kısadır: kural olarak ödeme emrine 5 gün içinde itiraz edilir. Bu yönleriyle kambiyo takibi, çek ve senetli alacaklar için adi takibe göre çok daha güçlü bir tahsil aracıdır. Senetli alacakların takibine ilişkin ayrıntılar için senetli alacak icra takibi içeriğimizi de inceleyebilirsiniz.

Takip Türleri Karşılaştırma Tablosu

Başlıca icra takip yollarının alacaklı açısından temel farklarını aşağıdaki tabloda özetliyoruz:

Kriterİlamsız (Adi) TakipKambiyo Senetlerine Mahsus Takip
DayanakFatura, sözleşme, cari hesap vb.Çek, bono, poliçe
İtiraz süresi7 gün5 gün
İtirazın etkisiTakibi kendiliğinden durdururTakibi durdurmaz (mahkeme kararı gerekir)
İtirazı aşma yoluİtirazın iptali / kaldırılması davasıİtirazın icra mahkemesince incelenmesi
Alacaklı açısından hızDaha yavaşDaha hızlı

İhtiyati Haciz ile Mal Kaçırmayı Önleme

Tahsil sürecinin en kritik risklerinden biri, borçlunun malvarlığını devrederek ya da kaçırarak alacağı fiilen tahsil edilemez hale getirmesidir. Bu riske karşı en etkili araç ihtiyati hacizdir. İhtiyati haciz, henüz dava veya takip kesinleşmeden, mahkeme kararıyla borçlunun taşınırlarına, taşınmazlarına ve banka hesaplarına geçici olarak el konulmasını sağlar.

Vadesi gelmiş ve rehinle güvence altına alınmamış alacaklar için, koşulları varsa mahkemeden ihtiyati haciz talep edilir; talep genellikle bir teminat yatırılması karşılığında kabul edilir. Kambiyo senedine dayalı alacaklarda ihtiyati haciz almak çoğu zaman daha kolaydır. Doğru zamanda alınan bir ihtiyati haciz kararı, alacağın kağıt üstünde kalmasını önleyerek fiili tahsil şansını korur.

Alacak Davası ve Zamanaşımı Süreleri

Borçlu itiraz eder ve uyuşmazlık icra yoluyla çözülemezse, alacağın esasının bir alacak davasıyla mahkemede karara bağlanması gerekir. Ticari alacak davalarında, yukarıda belirtilen TTK m. 5/A gereği önce arabuluculuk dava şartıdır. Bu noktada en çok gözden kaçan ancak en tehlikeli konu zamanaşımıdır: süresi geçmiş bir alacakta borçlu zamanaşımı def'ini ileri sürerse, alacak haklı dahi olsa mahkemece tahsil edilemez hale gelebilir.

Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde başlıca zamanaşımı sürelerini aşağıdaki tabloda özetliyoruz. Sürelerin başlangıcı ve kesilmesi somut olaya göre değiştiğinden, bu tablo genel bir yol gösterici niteliğindedir:

Alacağın TürüZamanaşımı Süresi
Genel alacaklar (kural)10 yıl
Kira, faiz gibi dönemsel edimler ve bazı ticari alacaklar5 yıl
Çek (hamilin keşideciye karşı)3 yıl
Bono/poliçe (düzenleyene/kabul edene karşı)3 yıl
İlama (mahkeme kararına) bağlanmış alacak10 yıl

Zamanaşımı; dava açılması, icra takibi başlatılması veya borcun ikrarı gibi hallerde kesilir ve yeniden işlemeye başlar. Bu nedenle alacağın vadesi geçmişse vakit kaybetmeden harekete geçmek gerekir.

Resmi Kaynaklar

Ticari alacak tahsili ve icra süreçlerinde temel mevzuat, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'dur. Arabuluculuk ve yargı süreçlerine ilişkin güncel bilgiler için Adalet Bakanlığı kaynakları da takip edilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Ödenmeyen faturamı tahsil etmek için önce dava mı açmalıyım yoksa icra takibi mi başlatmalıyım?

Ticari alacaklarda genellikle önce ilamsız icra takibi başlatmak daha hızlı ve pratiktir; bir mahkeme kararına (ilama) gerek olmadan doğrudan icra dairesi aracılığıyla ödeme emri gönderilir. Borçlu ödeme emrine itiraz ederse takip durur ve bu durumda itirazın iptali veya itirazın kaldırılması davası gündeme gelir. Ticari davalarda ise para alacağına ilişkin dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmak dava şartıdır.

Ticari alacak davasında arabuluculuk zorunlu mu?

Evet. Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepli ticari davalarda, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamazsa son tutanakla birlikte dava açılabilir. İcra takibine ve ödeme emrine itirazın kaldırılması gibi icra hukuku yollarına başvururken bu dava şartı kural olarak aranmaz.

Çek ve senetle olan alacaklarda icra takibi farklı mı işler?

Evet. Çek, bono (emre yazılı senet) ve poliçe kambiyo senedi sayılır ve bu senetlere özgü, alacaklı lehine daha hızlı ilerleyen kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip uygulanır. Bu takipte borçlunun ödeme emrine itirazı kural olarak takibi kendiliğinden durdurmaz; itirazın icra mahkemesince kabulü gerekir. Bu yönüyle kambiyo takibi, adi (ilamsız) takibe göre alacaklıya önemli bir avantaj sağlar.

Borçlunun mal kaçırmasını nasıl önleyebilirim?

Borçlunun malvarlığını devretmesini veya kaçırmasını önlemek için mahkemeden ihtiyati haciz kararı talep edilebilir. İhtiyati haciz, dava veya takip kesinleşmeden borçlunun taşınır, taşınmaz ve banka hesapları gibi malvarlığı değerlerine geçici olarak el konulmasını sağlar. Vadesi gelmiş ve rehinle güvence altına alınmamış alacaklar için, koşulları varsa teminat karşılığında talep edilir ve alacağın tahsil şansını korur.

Ticari alacaklarda zamanaşımı süresi ne kadardır?

Genel kural olarak alacaklarda zamanaşımı süresi 10 yıldır; ancak kira, faiz gibi dönemsel edimlerde ve bazı ticari ilişkilerde 5 yıllık süre uygulanır. Kambiyo senetlerinde süreler daha kısadır: çekte hamilin keşideciye karşı zamanaşımı 3 yıl, bonoda düzenleyene karşı temel süre 3 yıldır. Zamanaşımı sürelerinin başlangıcı ve kesilmesi somut olaya göre değiştiğinden, hak kaybı yaşamamak için süreler dikkatle takip edilmelidir.

Ticari Alacağınızı Tahsil Sürecini Birlikte Yürütelim

İhtar, arabuluculuk, icra takibi ve alacak davası süreçleri için hukuki danışmanlık alın.

Bu makale bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut durumunuz için mutlaka bir avukata danışınız. Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği'ne uygun olarak hazırlanmıştır.

İlgili Makaleler — İcra İflas

Bu konudaki kısa soru-cevaplar için İcra ve Borç SSS sayfamıza, hizmet kapsamımız için Gebze İcra Avukatı sayfamıza bakabilirsiniz. Tüm yazılar: Blog arşivi.